|
Bir karahabercinin yapmaması lazım gelen taktik hatalarla girdim, Esp mahkemesinin olduğu Beşiktaş günlerine. Akşamdan jarjımı, kasetimi kontrol edip sabah erken kalkmaya erken yattım . İnternetten yarın nerde ne var son kontrelleri yaptım. Gürşat "adalet gemisi saat 10 da Beşiktaş iskelesinde" dedi. Ordan adliyeye geçeceğiz.
Saat 10'da iskeledeydim ve hatta 15 kişi kadar bir grup da ordaydı. Sibel Sincan F tipinden yeni çıktı, merhabalaştık. On dakika sonra kent dışından gelen Esp ve dostları meydana dolmaya başladı. Sonra grup Topkapı sarayına doğru hareketlendi. Ben sandım mahkemeye gidiyoruz zira adliye nerde bilmiyorum. Vara vara vardık Kabataş iskelesine. Meğerse adalet gemisi ordan kalkıp Beşiktaş'a varacakmış. Grupdan epey bir kişi gemiye bindi. Sonunda Halil Ergün de geldi gemi yola çıktı. Halil Ergün masanın önündeki Esp imzası, bayrağı herşeye homurdandı olmaz ki dedi, ben böyle bilmiyordum, adımı böyle kullanamazsınız dedi. O imzayı bantlattı. Ama artık geri de dönemedi. Suratı asık oturdu.
Gemi olduğu yerde döndü durdu. Polis teknesi kesiyor yolu. Beşiktaşa gitmiyoruz. Zaman geçiyor, orda ne oluyor acaba, daraldım ama suyla çevrili kapanda kaldım. 12 gibi yargılama bitti iskeleye döndük. Grup bayrakları çekti Beşiktaş'a doğru, yolu tutan gaz maskeli polisler dediler "durun"! Oyalama moyalama. "Salmıyoruz geri dönün" ! grup geri döndü. Belki otobüse binip gelecekler. Beşiktaş'a doğru yöneldim. Taze sıkılmış gazla gözyaşları içinde bir arkadaş Gökçe'nin koltuğunda, topallayarak bana doğru geldiler. Gökçe de Sincan F den yeni çıktı. "Sen gaz yemedin mi" dediler . Eyvah saldırı mı oldu? Yaaa, beklenmedik bir anda. Artık ipin ucunu kaçırdım. Nereye gittiysem olmadığım yerde bir olay oldu o gün. Tersini yaptım. Beşiktaş'a dönüyoruz dediler, Taksim'i bekledim. Bir panzer hızla geçti. Nereye ? Beşiktaş'ta yine olay. Merkezde duman olduk. Belki şimdi Gazi'ye çıkarlar. Gazi nerde? Nokta dergisi basılmış. Nokta nerde? Ankara'ya bir bilet. Belki açıklama Yüksel'de.
Aynı hatayı Bush'u karşılamaya geldiğimizde de yapmıştık. Okmeydanı'ndaki büyük festivali kaçırıp Mecidiyeköy'deki tımbırtıyla avunmuştuk. Olayın merkezini ve yönünü tayinde zaafiyetle ondan kopmak.
Lakin yine de gemideki 77 katliam tanıklıklarını dinlemenizi isterim. Hep beraber yaşadık o zamanları ama her seferinde şaşırıyor insan. Memlekette şiddetin bu kadar aleni ve bu kadar amansız oluşuna...
Yolda, yan koltukta oturan adam Silivri'den geliyormuş.'Ne yapıyon orda ?' Cezaevi yapıyorum'. 'Hangi tip?' 'L'. 'Kaçtane ?' '6'. 'Kaç kişilik?' 'Her biri 400'. 'Hücreler kaç kişilik?' 'Tek'. 'Seneye 3 ü açılacak'. Denize birbuçuk kilometre, insana uzak.
Ok/ay
|